Psikoloji

Yaşamdan Ölüme Yalnızlık

Posted by Kadir Ceyhan

Şimdi düşünsel içeriğimizin uyuşmadığı hayatın düzenine uymayan birtakım hislerle karşılaşmalarımız sonucunda kararlar ve nihayetinde seçimler ile buluşma sırası gelir. Yaşadıkça her şeyin sırası gelir. Özümüzün dönüşümü öyle bir hal alır ki bazen bu dönüşümün hızına yetişemeyiz ve o kadar hızlı döner ki yokluğun hızına eriştiğinden mi bilinmez garabet bir dürtü ile algısızlığın farkındasızlığı bilinçaltımızdan gayzerler gibi püskürür. Neticede yine yaşama akar ve kendimizden olan olancalığımız ile olanda oldurana hizmet ederiz.

Benim bu mecrada benliğimi yansıtmaya karar verme nedenlerimin en etkilisi bu gayzerlerin baskısı oldu. Bu baskıları küçükken yaptığımız patates baskılar gibi ruhumun çizgilerini dökmeye çalıştığım yazılar ile yapmaya kalkıştım.

Anlayış ile karşılayamasam da algılayabiliyorum ki deneyimlediğimiz bu zaman dilimindeki çağ harekete eşdeğer o muazzam dönüşüm hızı ile alabildiğine çabuk bir şeyleri idrak ederek kendi algı meskenine sığıştırmak ve rahatlamak isteyen insanlar ile dolu. Bu durum benim yazdıklarımı oturup hissederek okuyacak kitlenin azlığına vurgu yaptı ve dolaylı olarak kendimi istediğim şekilde açığa vurduğumu düşünsem de bu düşüncem aynı şekilde insanlardan yansımadı.

Hayat her halükarda zorunluluklar ve doğum üçgenimizden bizlere seyrettirilen bir öngörüden ibaret benim için. Bu üçgenin seyir zevki sizin düşünce ufkunuz ve hatırlayabildiğiniz kadarı ile bilgiye erişebildiğiniz düşünce sinemasının yalnızlığına göre doyum eşikleri oluşturuyor.

Konuştuklarımda, anlam seviyelerinin farklılığından kaynaklanan anlaşılmazlıklar olduğu iddia edilecek ve çözünürlük seviyemin düşürülerek daha sade bir hal almamı isteyenler çıkacaktır. Bu insanlar yaşamlarını da yontarak yaşarlar. Sadeleşmek basitleşmek olmasa da basitliğin içinden sadelik akar. 

Leave A Comment