Mitoloji

Dağ Kültü

Posted by Kadir Ceyhan

Gök Tanrı ile Buluşulan Kutsal Mekan. Dağ insan zihninde çoğunlukla güç simgesi olarak yerini aldı. Yükseklik algı olarak Tanrılara en yakın olduğu yer olarak hissettirdi insanlara. Tanrı için de göğe baktuı insanlar. Dua için de ellerini göğe açtı insanlar.

Dağlar yükseklikleri ve zirveleriyle hem göğe en yakın hem de ulaşılması güç mekanlar olmasının da etkisi ile eski Türklerde gizemli olarak görülürdü. Bu gizem öyle bir haldeydi ki düşünce ufuklarında ” Göğü alttan destekleyen ve evrenin merkezinde bulunan dağ!” imgesi yer alıyordu.

Eski Türklerin yaşadığı Orta Asya’da çoğunluk ile uçsuz bucaksız düz bozkırlara rastlanır. Bu düzlüklerde ufak bir tepecik bile büyük saygı görürdü. Hatta saygı gösterilen insanların mezarlarının tepe şeklinde yapıldığına da denk gelinmiştir. Bu mezarlara kurgan denilir.

Musa’nın Tanrı ile dağda konuştuğu ve Peygamber Muhammed’e ilk vahyin hira dağında geldiği düşünülünce de dağ kavramının çağlar boyu gizemli bir yanı oldu ğu aşikardır. İnsanların yeryüzünden göğe doğru yükselişini temsil eder ve bu dağları tırmanarak Tanrıya ulaşmayı, yaklaşmayı simgeler. Dualar ve ibadetler, dağ tepelerinden Tanrıya daha iyi ulaşır.Nitekim aztek ve maya uygarlıklarının da tanrılarına ulaşmak için yüksek yapılar yaptıkları da günümüze ulaşanlar arasında.

Aztek ve maya uygarlıklarında bu yüksek yapılarda tanrılara kurbanlar verilir ve kan akıtılırdı. Kutsal kitaplarda da dağ ve kurban kavramı geçer ki hac döneminde arafat dağına çıkmak farzdır. Arafat’ın anlamlarından birisi de “bilmek”tir ve Adem ile Havva’nın da yine bu dağda buluştuğuna inanılır. Sümerlerde de ziggurat adı verilen tapınaklar göğe doğru yükselir ve bu günümüzdeki minarelere öncülük etmiş olabilir.

Kutsal metinlerde, kurban sunmak üzere dağlara yapılan hac yolculuklarından bahsedilir. Ne var ki, kurbanın dağa mı yoksa dağdaki başka herhangi bir güce mi sunulduğu her zaman bilinmemektedir; bunlar çoğu kez kült mekanlarıdır. Fakat kan akıtmanın ortaya çıkardığı enerjinin tanrılar ile iletişim kurmada önemi ortadadır.

Direk olarak Dağ Kültü, Gök Tanrı inancıyla ilişkilidir. Eski Türklerde her klanın, boyun ve her devletin kutsal dağları ve bu tarz mekanları mevcuttur. Örneğin Hunların kutsal dağlarından bazılarında antlaşmalar imzalanırdı. “Çinlilerle yapılan antlaşmalar Hun Dağı denilen bir dağın tepesinde kurbanlar kesilerek ve ant içilmek suretiyle teyit edilmekteydi”. Bugün keşfedilen bazı kabilelerin de dağları kutsal olarak gördükleri ortaya çıktı.

Dağın sadece yükseklik algısından dolayı insanların zihninde tanrı kavramı ile bağdaştığını düşünmüyorum. Dağların enerjik yapılarının insan algısı üzerindeki etkisi muazzam.

Leave A Comment