Ve her daim hiçliğin anlağında anlamlandırmaya ve anlaşılırlığa meyleder Adem. Ne varlığı ne yokluğu hiçlik ile boy ölçüşebilir. Kendini kendiliği ile ölçer ve benliğin seceresi ile çamura bulanır. Ne derse desin Adem. Hiçliğim elzem olan en aşikar gizdir. Gelin ve sığının hiçliğe, yokluğun elçileri. Size hiçliğin senfoni orkestrasından bir yalnızlık melodisi çalayım. Dinleyin kaderinizi ve özgürlüğünüzü iradeniz ile çalkalayın. Ne çıkarsa içelim bahtımızla. Ne kara gün bekçimiz olsun ne de ak ışıklar içine dönelim. Sadece hiçlik ve sessizliğin bensizliği dinleti olsun bu kulaklara.
Yok Adem aşkınlığı doyuramaz ki halsizliğine çare bulsun.
Yok mecali varsa da ne çare hiçliğine avare olsun.
Karnı tok şaşkın soysuzlara meşale olsun.
Söylemsiz maşuk, sen ne oldun ne sonsun
Dinle taşkın gelen nehri içsizliğinde
O sinsi kibir şelalesi akarken
Yaşamı sel götürür sevgisizliğinde
Ve şakaklarında bir atış
Ne lale ne gül kokar, ötmez artık bülbül de
Ne geldiyse gider, yakmaz artık bu Şule
Ne noktası, huşusu kalır, ne de asi bir bukle